Page 165 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 165
Teveccüh Sohbetleri 161
Hızır (a.s)’la sefere çıkıyorlar. Hızır (a.s)’ın yapmış olduğu işler, buna ters geliyor.
Bunun şeriatına karşı geliyor, muhalefet ediyor. Ama pazarlıkları var. Pazarlıkları
şöyle: Hz Musa Kelîmullah’a diyor ki:
—Ben senden rabbimin emriyle, Allah’ın emriyle bir ilim öğrenmeye geldim, demiş.
—Sen benden bu ilmi öğrenirsin. Ben sana kitap okuyacak değilim. Ancak sen benden,
benim sözlerimden hareketlerimden, işaretlerimden, bu ilmi öğreneceksin. Ama benim
icraatlarım, benim işlerim sana ters gelir. Sen sabredemezsin bunlara.
—Sabredeceğim, demiş.
—Öyleyse ben ne yaparsam karışmayacaksın.
—Peki, demiş.
Bir karışmış, iki karışmış, üçüncü karışmada ondan sonra ayrılmışlar. Gemiyi
delmesinde:
— Niye deliyorsun bu gemiyi demiş?
—Sen niye karıştın benim işime?
Özür dilemiş, af dilemiş.
—Aman affet, bu sefer beni bağışla. Bu sefer karışmayacağım daha.
Ama Hz. Musa da haklı, gemiye binmişler, gemide var 50-100 kişi, neyse onlar da
geminin içindeler. Hızır (a.s) gemiyi deliyor. Gemiye su dolup batacak, hep
boğulacaklar.
—Sen niye bu gemiyi deldin diyor?
Karşı çıkınca:
—Hani sen benim işime karışmayacaktın? Niçin karışıyorsun? Demiş.
—Aman affet, daha karışmayacağım, demiş.
—Eğer sen benim işime bir daha karışırsan ayrılacağız.
—Yok, karışmayacağım, demiş.
Böyle pazarlıkları var, ama duramamış, yine karışmış.
Haydi, ‘ayrılacağız deyince’, yalvarmaya başlamış. ‘Aman bu sefer beni affet daha
karışmayacağım.’ İkinci bir sefer gitmiş. Mesela çocuğu öldürdüğünde yine karışmış.
‘Haydi, ayrılacağız sen benim işime niye karıştın?’ ‘Aman yine bu sefer de affet. Daha
karışmayacağım.’ ‘Bir daha karışırsan ayrılalım.’ demiş. Ondan sonra bir duvar meselesi
var. Duvarı yaparken:
—Sen neden bu duvarı yapıyorsun?
Deyince işte orada ayrılıyorlar. Ama o da öğreneceğini de öğreniyor, alacağını da alıyor.
Evet, Hz. Musa için Yunus Emre buyuruyor:

