Page 97 - Gülden Bülbüllere Teveccüh Sohbetleri - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 97

Teveccüh Sohbetleri                                                     93

          Evet, sizi göreyim bu yetmiş üç fırkanın naciye olan fırkasından olalım. Bunu da Allah
          bize nasip etmiş. Delilleri var, işaretler var. Niçin?

               Hazret-i Sâmî'den giymişem tâcı
          Bu taç bir padişahın tacı değil. Ya, zikir tacıdır. Her kim ki meşayihe inanmış ondan
          zikir tarifi almışsa, onun başına zikir tacı koyulmuştur.

                 Hazret-i Sâmî'den giymişem tâcı
                 “Ve'd-Duhâ” yüzüdür “ve'l-Leyli” saçı
                 Olmak isteyenler fırka-i nâcî

                  Ziyâret eylesin pîrlerimizi
          Demek ki zaten öyle Peygamber Efendimiz’den de sordular.
          —Ya Resulallah, bu fırkayı naci hangisidir?

          “Fırkayı naci kitaba ve sünnetime sarılanlar. Kitaptan ve sünnetimden kayanlar fırkayı
          naci değildir. Benim ve ashabımın iziyle gelenler fırkayı nacidir, benim ve ashabımın
          izinden ayrılanlar fırkayı naci değildir.”
          Allah’a  şükür biz inanıyoruz ki Resulallah’ın ve ashabının izinde gidenler bizim
          velîlerimiz. Biz de onların izindeyiz, peşindeyiz. Onların peşinden ayrılmayalım. Zaten
          kelamı kibarda da geçer:
                 Bırak bu mâsivâ ile hevâyı

                 Pîr-i Sâmî gibi bul reh-nümâyı
                 Delîl eyle O zât-ı evliyâyı
                 Bu berzah âlemin geçmek dilersen
                 Bekâ gülşanına göçmek dilersen

          İşte bak, anlaşılıyor demek ki fırkayı naci kimmiş?
          Fırkayı  naci;  bir hak tarikata,  bir hak yola girip bu  hak tarikatta  kâmil mükemmil
          meşayihi bulup ona teslim olmaktır. Onun eteğine sarılmak, onun izini takip etmektir.
          İşte şimdi bu zamana kadar bir evvel sohbetimizde dedik ki gönlümüze gelen bizde
          kabız hali var, basıt hali vardır. Basıt halinde güzel şeyler geliyor. Kabız halinde kötü
          şeyler geliyor. Ama bunları kitaba, sünnete tatbik edeceğiz. Eğer söylememiz  icap
          ediyorsa, bu kitaba, sünnete uygun mu diye düşüneceğiz, uygunsa söyleyeceğiz.
          Hadi bu kitabı, sünneti bilen kimlerdir? Âlimler.
          Ümmilere cahil demeyelim; cahil isyan edendir, cahil günah işleyendir. Ümmi olan bir
          insana, eğer Allah’ın havfını korkusunu çekiyorsa bildiği kadar da amelleri işliyorsa,
          zaten Cenabı Hak bilmediklerini ben ona öğreteceğim,  buyuruyor. Cenabı Hak “Her
   92   93   94   95   96   97   98   99   100   101   102